bilmek

 

(06.03.23'te yaratıcı yazarlıkta beş günlük süreyle ilgi çekebilecek birini tanıtmamız istendi ve kelime sınırı verildi. bu da benim yazım :) )


bilmek

               saat dört sularıydı. bir şeylere geç kalmışçasına açtı yorgun gözlerini. kalkıp yatağın demirlerinden tutunarak düzeltti örtüleri. yanı başında duran koltuğa oturup dünden hazırladığı ütülü beyaz gömleği ve gri pantolonunu giydi. siyah kemerini tüm gücüyle sıkıca taktı. titreyen ellerine aldırmadan siyah kol düğmelerini yerleştirdi gömleğin manşetlerine.

               yürütecine uzattı ellerini, pencere kenarındaki koltuğuna yerleşme zamanı gelmişti. ilk iş önündeki masadan aynasını ve tarağını alıp saçlarını şekillendirdi, geri masanın üstüne bıraktığında artık hazırdı. saatlerce dışarıya bakacaktı, ta ki yatsı ezanını işitene kadar.

               sohbet etmeyi bırakalı dört yıl olmuştu, gerçi asırlık ömrünün yanında lafı bile olmazdı. kapının açılma sesini beklerdi sıkça. elinde tepsiyle kocaman bir gülümsemeyle hal hatır soran biri gelecekti, bilirdi. kaç günü bu şekilde devirmişti, bilmezdi…