şeyyy.. kitap yorum demeyelim de 'aklımda dolaşmasın köşede dursun yazısı' diyeliim...
türk romanına eleştirel bir bakış serisinde berna moran; kiralık konak romanındaki seniha karakteri için sanki iki farklı kişiymiş gibi yansıtıldığını söyleyerek yakup kadri'nin bu romandaki karakter yaratımının gelgitli olduğunu söylüyor.
seniha evet hep değişiyor çok zıt karakterlere bürünüyor, roman boyunca birçok tutarsızlığını görüyoruz ama bu benim nezdimde kendi oluşturduğum gerçeklikten bir şey kaybetmesine yol açmadı. aksine seniha'nın durumunu çok yerinde buluyorum. kalp bu hep aynı yerde aynı kişiye aynı hızda atmıyor. ilk dönem romanları olarak ileri seviyede ruh tahlili ve iç monolog bekleyecek değilim.
kendimi karakterin yerine koyduğumda çok fazla açık nokta kalmıyorsa ben yaratımının çok da kötü olmadığı kanısına varıyorum. seniha'yı savunmaya kalkışmıyorum, bunu yapacağım son karakterlerdendir. sadece yakup kadri'nin yansıtmasının dönem için iyi olduğunu söylüyorum.
bir alıntı yapmak istiyorum:
<< madam kronski, yine sordu:
''demek ki birbirinizi kâfi derecede sevmiyorsunuz, o halde bu kadar skandala ne lüzum vardı?..''
seniha:
''o beni deli gibi seviyor,'' dedi; biraz düşündü; ''ben de onu... ah bilmezsiniz nasıl, bilmezsiniz ne kadar seviyorum,'' dedi ve ağlamaya başladı. >>
seniha cidden çok zor ve çekilmezsin ve ne yazık ki seni anlıyorum.
kiralık konak seniha'nın kendinden 23 yıl önce çıkmış olan aşk-ı memnu bihter'in yanında çok yerlerde kalacağının farkındayım ama erkek yazarların oluşturdukları kadın karakterleri inceleme işini seviyorum. cidden bizi anlayabiliyorlar mı görmüş oluyoruz :d
ahh bihter...
hazır iki romanı yan yana getirmişken ''ve behlül kaçar.'' ile ''fakat, seniha sadece güzel ve süslüydü.'' cümleleri okuru üzme açısından feci kapışır :') bunu söylemeden geçmek istemedim
en son söyleyeceğim, ben seniha'dan nefret ettim.. ahh hakkı celis...