yoldaki öğrenci #1

 

not: bazı kelimelerin kullanım zorunluluğu ve kelime sınırlandırması olan bir yazı çalışmasıydı. bugün felaket yorucu ve acil yetiştirmem gereken metinler olduğu için öncekilerden kullanmak durumunda kaldım, kusura bakmayın. ayrıca kurgu değil direkt o gün bir yandan yaşamış bir yandan yazmıştım :') keyifli okumalar..

     ‘Yetersiz bakiye’ bekleyiş ‘yetersiz bakiye’ homurdanmalar ve tekrar… anlamıyorum o iki saniyelik arada akbil nasıl dolacak. Şimdi cebinden bozukluk para çıkarmaya çalışıyor, ah be abim hala öğrenemedin mi? burada geçmez. Eskiden yolcular yardımcı olurdu, şimdi pandemiden dolayı tek basım yapabiliyoruz. Yeni durak geldi veda zamanı, diğer otobüse epey var üzülmedim değil ama çocuk değiliz takip etseymiş. Şimdi bu vurdumduymazlık mı oluyor? Bilmiyorum, bir elimle zor tutunurken yazmaya çalışıyorum. Her seferinde evden bir asker edasıyla tüm maceralara hazır bir şekilde çıkıyorum. Sabahları uykusuzluktan akşam yorgunluktan derken herkes pimi çekilmiş bomba gibi patlamaya hazır. Geçen maske takmamış bir teyze yüzünden şoför sağa çekti, açtı kapıyı. İnerdin inmezdim derken birbirini suçlayan, bağıran insanlar… Evet, maske takmadan binmeye çalışması sinir bozabilir daha basit örnek vereyim; hava iyice kararmış, ekran sinyal vermiyor. Yine bir teyzemiz ‘durak yazmıyor, ben nereden bileceğim, beni falan yerde indir!’ diye bağırıyor. Sadece muhatabı cevaplasa sorun yok, her kafadan bir ses… Metroya geçme zamanım geldi bu saatlerde tüm yönler çok dolu. İlk duraktan binmiş olsam da oturamadım, diğerini beklerdim de arkadaşım ‘geç kaldık zaten’ diyerek sürükledi beni. Bu aşamada takım elbiseli insanlar sayısı da artıyor, arabayla boğazı geçmek kabus olmalı. Her ne kadar enerjim düşmesin diye eski Türkçe pop dinlesem de hasbelkader bizi bulan ve her durağa yaklaştığımızda üstümüze yapışan çocuklar sinirlerimi geriyor, bir bakayım neler oluyor?.. Şimdi yazıya devam edebilirim, iki çocukla tanıştım: Zeynep (6) ve Emir (5). ‘Haydi oyun oynayalım!’ dedim. Ablası ‘ama tıp olmasın’ diyince açıkçası afalladım, annesi gülümsedi. Ne güzel ‘tıp’ diyip konuyu kapatacaktım, olmadı. Meraklı gözlerle söyleyeceğim oyunu bekliyorlardı, aklıma taş kağıt makas geldi. Sesimiz bazen yükselmiş olabilir, özür diliyorum yolculardan. Emir her kazandığında parmaklarımı kırma teşebbüsünde bulunduğu için kısa sürdü. Sohbete geçtik zaten amaç uslu durmaları. Ablasının sohbeti nefisti, babaanne gibi her cümlenin sonuna ‘çocuğum’ getiriyordu. Arkadaşım gülmekten çok dahil olamadı. Ah son durağa gelmişiz, yol bitti.