her gün değişmeye gelişmeye veya gerilemeye devam ediyoruz. bunu kabullendim artık bunda sorun yok. alışamadığım kısımsa bu olayın çevremde de yaşanıyor olması.. ne yazık ki tek değilim. annem 23 yaşında iken 'yaşını hiç unutmayacağım, 23 nisan'dan aklıma gelir.' demişim.. üstünden yıllar geçti. babamın emekliliğinin yaklaşması gündemi var evde. yaşlanamazlarmış gibi geliyor ama hepimizi bekleyen gerçeğin de farkındayım. yaşlanmak da kötü değil bu arada, sadece hep böyle kalacağım sanıyorum.
geçen gün farklı bir yoldan durağa yürüyeyim dedim. çocukken koşturduğum sokaklar diye bir düşünce geçirmek istemiştim belki de aklımdan. lakin durum çok farklıydı. bol bol moloz yığınları, iki üç katlı eski binalar arasında on katlı yükselen apartmanlar, inşaat araçları.. olayı dramatize etmeyeceğim. bir şeyleri kaybettiğimi hissettim. ortada bir değişim varsa bazı şeyleri bırakmak, vazgeçmek durumundayız. himym izliyorum bu aralar 6. sezon bu konu üzerine çok iyi geldi.
karakterimiz profesör ve mimar olan ted mosby'in gnb şirketi için bir bina tasarlaması gerekiyor lakin bina için düşünülen yerde eski ve benimsenmiş olan arcadian binası var. ted %99 yengeç burcu ve geçmişe bağımlılığı tutabiliyor bazen. cidden bunu yapmak istiyor mu, değişimde rol almalı mı? diye düşünüyor. tabii tek gerekçe bu değil de düşüncelerimin üzerine iyi denk geldi diyelim.
her ne kadar eskiyi seven ve arayan biri olsam da bunu dayatmak saçma gibi. barney'in bu konudaki düşüncesi 'yeni olan her şey iyidir.' tabii ben çok katılmıyorum. aylardır tuşlu telefona geçmek istiyorum ama yok yani günümüz şartları ve yaşadığım sosyal ortam belli, izin vermiyor. hiç mi radyo açamayacağız, plağın dönüşünü mü seyretmeyeceğiz? hayır. bunlar olacak ama o spotify de alınacak gibi. bazılarımız değişimi severek kucaklayacak birileri de benim gibi arada kalışlarla kabullenmeye çalışacak. nesil konusuna girmek istemiyorum ama her yeni kuşağın bunu daha rahat yapacağına inanıyorum. mutlu değişimler!
